KDE’ye bir şans daha
KDE’den hep korktum ama üstüne de bu kadar gitmemeye karar verdim. En sonunda KDE’ye bir şans daha vermeye karar verdim. Bir kez daha deneyecektim. Ne kadar kötü olabilirdi ki? Her neyse açtım KDE’yi
Ne olmuşsa olmuş KDE’ye mi bana mı bilmem ama o kadar da yavaş görünmedi gözüme. Sonra baktım ki tüm kaynağı Nepomuk Semantik Masaüstü servisi yiyormuş. Hemen kapattım. Bu uygulama ne işe yarıyor bilmiyorum ama Strigi ile bir alakası vardı heralde. Strigiyle de aram pek iyi değil zaten. Bir zamanlar ikide bir "Sistem kaynaklarınızı az kullanmak için Strigi indeksleme işlemi duraklatılıyor" gibisinden bir uyarı çıkartırdı. Nepomuk’u da sevmedim ve Sistem Ayarları’ndan Gelişmiş sekmesi altındaki Masaüstü Araması’nı seçtim ve bir çırpıda Nepomuk servisini kapattım. Bilgisayarım oldukça rahatladı.
Şimdilik KDE’nin bir yamuğunu görmedim. Her açılışta çalışan Xfce panelini saymazsak… O da sanırım http://ypng.wordpress.com/2010/08/07/xfce-paneline-ne-oldu/ yazısında yazdığım işlem yüzünden çıkıyor. Onu da ilk başta elle killall xfce4-panel komutunu vererek kapatıyordum ama uğraşmamak için evdizinindeki .kde4/Autostart/ dizini içinde oluşturduğum bir .sh dosyasına komutu yazıp daha sonra da dosyaya çalıştırma izni vererek hallettim. Artık o da çıkmıyor. Pek düzgün bir çözüm olmadı ama idare ediyoruz işte.
Bu arada Özgürlük İçin Gezegenine yazdığım yazılar için Hackergotchi resmi gerekiyormuş. Ben de birkaç gün düşündükten sonra Fırtına Adası’nın en tatlı çocuğu Flapjack’in resmini bulup gönderdim. (Flapjack’in hayali limonata denizinde lolipop ağaçlarının olduğu şeker adasına gitmek. Yolculuğunda gemisi bir balina …)
Bir yazının da sonuna geldik. Hepinize iyi günler.